Yüz kere tövbeni bozsan da
Gönderen: A...@gmail.com
Date: Sun, Sep 3, 2006 at 10:40 AM
Celaleddin Rumi'ye atfedilen "kim olursan ol, gene gel" sözünün bir tercüme hatasından kaynaklandığını Ibrahim Gamard'ın meşhur Dar-al-masnawi web sitesinden öğreniyoruz:
http://www.dar-al-masnavi.org/corrections_popular.html
"Return (in repentance), return! Whatever you are, return!
Even if you are an unbeliever or a Magian or an idol worshipper, return!
This court of ours is not a court of despair.
Even if you have broken your repentance a hundred times, return!"
Dön, dön, ne olursan ol (gene) dön
Kafir, mecusi, putperest olsan da dön
Dergahımız umutsuzluk dergahı değil
Yüz kere tövbeni bozsan da (gene) dön
84.dipnotunda, bu dörtlüğün Rumi'ye ait olmadığı söyleniyor.
Üstelik, metnin aslındaki farsça kelime "gel" değil, "dön" yani "tevbe et" anlamında. Tevbe kapısının hiç kimseye kapalı olmadığını anlatan bu güzel söz ne hallere girmiş.
Aynı web sitesinde bir de kitap reklamı var: Rumi and Islam
--
Gönderen: F...@gmail.com
Date: Tue, Sep 5, 2006 at 9:10 AM
Bu söz hakkında benim bidiklerim de, İranlı bir şaire ait oluşu ve Konya Mevlevihanesinin duvarına asılı oluşundan ibaret. Fakat anlam açısından mevlevilik yolu ile gayet iyi örtüşüyor. Tabii ki dön denilen yer mevlevihane değil, Allah yoludur. Kimsenin de o yola keyfi hoşgörüler ekleme hakkı da yoktur, yani Allah'ın yoluna yine Allah'ın afvı ve mağfireti çerçevesinde bir çağrı bu. Herhalde o devirde buna büyük ihtiyaç vardı..
Konya Mevlevihanesi duvarına asılı bir başka söz:
Men kane fi kalbihi Allah
Fe muinühü fiddareyni Allah
Men kane fi kalbihi gayrullah
Fe hasmühü fiddareyni Allah
Kimin kalbinde Allahın yadı var ise
İki cihanda yardımcısı Allahtır
Kimin kabinde Allahın gayrı var ise
İki cihanda hasmı Allahdır
--
Gönderen: L...@gmail.com
Date: Wed, Sep 6, 2006 at 8:14 AM
Allah'ın yoluna yine Allah'ın afvı ve mağfireti çerçevesinde bir çağrı bu.
Bu çağrıdaki "içtenlikle Allah Teâlâ'ya dönüşün", bir yere "gel" diye -hatta belki somut bir adres şartıyla- çevrilmesi içimde buruk bir his oluşturuyor ama bir yandan çok da garip karşılamıyorum. Sonuçta bu ifade insanlardaki somut düşünmeye eğilimin tezahürlerinden sadece birisi.
İnsanların ekserisi -hemen hepimiz dahil- çocukça somut görünüşler üstüne düşünüyor ya da böyle düşünmek istiyoruz. Şimdi insan içinden tevbe edip, O'na dönse, bunu hem kendine, hem de başkalarına nasıl gösterecek, anlatacak!?! Onun yerine "bir yere gittim, geldim" gibi somut fiilleri yapıp-edip-düşünmek insanoğlunun daha kolayına geliyor.
Hemen hemen tüm ibadet formlarımızın bir zahiri, somut, dışsal ve görünüşe ait tarafı olduğu gibi, bir de batınî, soyut, içsel ve oluşa ait tarafının olması çok manidar ve hayat imtihanını karmaşıklaştıran bir durum. Çeldiricilere düşmeden O'nun yolundan ayrılmamak dua ve dilekleriyle,
--
Gönderen: A...@gmail.com
Date: Sun, Sep 17, 2006 at 5:41 PM
"Return (in repentance), return! Whatever you are, return!
Even if you are an unbeliever or a Magian or an idol worshipper, return!
This court of ours is not a court of despair.
Even if you have broken your repentance a hundred times, return!"
Dön, dön, ne olursan ol (gene) dön
Kafir, mecusi, putperest olsan da dön
Dergahımız umutsuzluk dergahı değil
Yüz kere tövbeni bozsan da (gene) dön
Bu mısraları bir daha okuyunca 39:53'ün tefsiri olduğunu görüyorum.
Umutsuzluğa Yer Yok diyor pirimiz...
--
Gönderen: FG...@gmail.com
Date: Fri, Sep 29, 2006 at 8:43 AM
baza , baza her ançi hesti baza
gel kâfiru , gebru, putperesti baza
indergahi ma dergahi nağmidi nist
şad bar eger tevbe şikesti baza
Şunu da unutmamak gerek ki, kulun afv ve hoşgörüsü bu kadar olursa, ya onu terbiye eden Rabbinin ki nicedir??
<< Ana Sayfa