Çarşamba, Ekim 04, 2006

İftar Nedir?

Gönderen: Z...@gmail.com
Date: Wed, Oct 4, 2006 at 12:26 AM


Geçenlerde dinler arası diyalog çerçevesinde düzenlenen bir iftar yemeğinde katılan rahiplerden biri masada "iftar ne demek?" diye sordu. Hani tahmin edilen açıklamalar yapıldıysa da, aslında ne anlama geldiğini o zamana dek hiç düşünmediğimizi farkettik. Kimbilir daha neler vardı bilmeden kabullendiğimiz.

Bu vesileyle Ramazan bilmecesi olsun:

- İftar nedir?

--

Gönderen: BK...@gmail.com
Date: Wed, Oct 4, 2006 at 10:41 PM


İftar, orucu açmak başlanmış orucu bozmak veya oruç tutmamak anlamlarına gelmektedir.

Oruç yasaklarının sona erdiği, güneşin batma vaktine ise iftar vakti denir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti girmiş olur.

--

Gönderen: A...@gmail.com
Date: Thu, Oct 5, 2006 at 3:08 AM


Ben de kelimenin anlamı ve yapısı üzerinde durayım.

fe-tı-ra kökünden geliyor
fatara: ayırmak, açmak, yaratmak
(kuyu açmak, yeri göğü yaratmak)

iftâr: orucu açmak
fıtrî: doğal, yaratılışa uygun
fıtrat: yaratılış
fâtır: yaratan (esmâul-husnâ'dan)
'ıydul-fıtr: Ramazan bayramı

fıtr sadakası "yaratılış sadakası" oluyor
oruç tutsun, tutmasın herkese vacibdir
herkes kendinden daha muhtaç birini bulup verir

--

Gönderen: C...@gmail.com
Date: Thu, Oct 5, 2006 at 2:33 PM


Iftar, baska zamanlarda mecburiyet altinda olmayan çogu insaningerçek açligi hissettikleri, çok nimetlerin kiymetinianladiklari, kuru bir parça ekmegin çok kiymettar bir nimet-iIlâhiye olduguna dilinin sehadet ettigi bir zamandir.

Iftar, padisahtan tâ en fukaraya kadar herkesin o nimetlerinkiymetlerini anlamakla manevi bir sükür yaptigi bir zamandir.

Iftar, insanin "Bu nimetler benim mülküm degil. Ben bunlarin kullaniminda hür degilim. Demek baskasinin malidir ve in'âmidir; Onun emrini bekliyorum" diye, nimeti nimet bildigi bir zamandir.

Iftar, insanlarin gaflet perdesi altinda ve sebepler dairesinde hakikati tam göremedigi ve bazan unuttugu zamanlardan siyrilarak Sultan-i Ezelînin ziyafetine davet edilmis bir surette, aksama yakin "Buyurunuz" emrini bekliyorlar gibi bir tavr-i ubudiyetkârâne göstererek o sefkatli ve hasmetli ve külliyetli Rahmâniyete karsi, genis ve azametli ve intizamli bir ubudiyetle mukabele ettikleri bir zamandir.

--

Gönderen: SH...@gmail.com
Date: Mon, Oct 9, 2006 at 11:06 PM


Bu ramazanda daha önce hic bilmediğim bir tanımını öğrendim ben..

Düşünürdüm ki ben de iftar "baska zamanlarda mecburiyet altinda olmayan çogu insanin gerçek açligi hissettikleri, çok nimetlerin kiymetini anladiklari, kuru bir parça ekmegin çok kiymettar bir nimet-ilâhiye olduguna dilinin sehadet ettigi bir zamandir.".

Ben gün boyu akşam ne yiyeceğimi planlayıp, iftarın keyfini biraz daha nasıl çıkartabileceğimi hesaplardım.. Belki birilerine oruç açtırır, bir kaç ihtiyaç sahibine yardım ederdim.. Mutlu olurdum sonra..

Sonra bizden birinden bir mail düştü mail kutusuna... Diyordu ki:

"Daha onceleri oruc tutmamin fakirlerin halini anlamama vesile oldugunu dusunurdum ama bugun anladim ki, aslinda onlarin halini hic de tam olarak anlayamiyormusum cunku ben gun boyu ac kalirken aksam mukellef bir sofranin beni bekledigini biliyorum. Onlar ise butun gunu aksam iftar sofrasinda ne yiyeceklerinin kaygisi ile geciriyorlar." diyordu..

Ben de sanmaktaydım ki fakirlerin halini anlıyordum, ben de sanki onlar gibi yaşıyordum ya gün boyu :), açlığı tadıyordum ya kısacık bir gün boyunca, o günün de büyük bir kısmı benim baş ağrılarım, yorgunluklarım, oruç olmanın verdiği kah gereksiz rehavet kah gereksiz gururla geçiyordu. Şimdi anlıyorum artık. anlamıyordum ki ben hiç birşey, hiç bir zaman çekmedim iftarda ne yiyeceğimin kaygısını, hiç kuru ekmegi süte batırıp iftar yapmadım, hiç paylaşmadım sahurda tek ekmeğimi kimseyle..

Hep seçeneklerim oldu benim ve ben sandım ki oruç tutuyorum iftar yapıyorum... Şimdi ne zaman oruçlu olmanın gururunu hissetsem kendime dur diyorum, daha gidecek çok yolum var benim gerçekten oruç olabilmek için, gerçekten iftar yapabilmek için. Fakirlerin halini anlamam ise hiç bir zaman.. Hiç bir zaman tam olmayacak...
Ama her zaman dua edeceğim, içimizden birinin dediği gibi bir ömür boyu hayatımı etkileyecek bu sözleri hiç unutmamak için...

Nice iftarları sahurları bilerek, duyarak ve hep birlilkte yapmak, iftar sofrasında ne yiyeceklerinin kaygısını hissedenlerin duygularını paylaşabilmek dileğiyle...

--

Gönderen: Z...@gmail.com
Date: Tue, Oct 10, 2006 at 4:55 AM


"Ezanın eli kulağında.

...

İftar gözyaşından geliyor.

....

Dua ettim. Dua ettim. Hala dua ediyor.Harf harf.

İçinde Hızır kıssaları. Dua hafifletmiyor lakin . Bir kulunu nasıl geri çevirdim.

Bir kulunu nasıl... Bir kulunu… Bir…Ahenk gittikçe hızlanıyor."